18 02 2013

ferforje ve metal işlerinde uzman firmalar

proje bazlı yapısal ve sanatsal ferforje  ve metal  işleriniz için ideal çözüm ortakları www.savfer.com   www.butikferforje.com Devamı

18 02 2013

Eski Zamanların Medeni Türkleri ve Demircilik

Prof. W. KOPPERS, atlı göçebe Türklerin, eski medeniyetlerin teessüsünde oynadıkları rolü tesbit ederken Türkleri, münhasıran göçebe bir hayat geçirmiş, ziraat ve madencilikten daima uzak kalmış bir millet gibi telakki ediyor ve ayni fikirde olan W. BARTHOLD'un «Türk göçebelikten ayrıldığı vakit, Türk olmaktan çıkıyor» sözünü hoşuna gitmiş bir hakikat gibi naklediyor. Anau asarında bulunan ziynetlerin Türkmen halıları ve diğer Türk kabilelerinin el işi ziynetleriyle birleştirerek bunların Altaylı bir kavmin eseri olacağını ileri sürenlere de, Türkmenlerin bu halıları ve desenlerini ancak İranlılardan öğrenmiş olduklarını anlatmak istediler. Fakat biz, bugün Türk el işi ve Türkmen halı ziynetlerinin prototiplerini, 1924 te Moğolistan'da Nouinula'da Rus alimi P. K. KOZLOV tarafından keşf ve milad senelerine ait olduğu tesbit edilen ziynetli iki keçede ve ayni senede Şarki Altayda Pazırık yaylasında ebedi buzlar arasında bulunan eski Türk mezarı eşyasında, keza Turfanda bulunan Uygur asarı ve dıvar resimlerinde görülen halı ve keçe tiplerinde de kısmen görmekteyiz, Nouinula ve Pazırık eşyalarında bulunan zinetlerin, Türkmen ve onların komşuları olan Aday Kazak kadın el işleri zinetleri arasında dikkati çekecek tam benzerliği vardır. Minuse (Minusinsk) demir ve bakır mamulatının Türk malı olmayıp, İran malı göstermek ne derecede yersiz bir zorlanma ise, Nouinula ve Pazırık kültürlerini İran mahsulü telakki etmekte o kadar yersizdir. Anau harabeleri asarı tetkikinin bugünkü durumunda, bunları Türk kültür ananelerini de, herhangi prejujelerden emin olarak gözönünde bulundurmak üzere, yeni baştan yapmak hususunda san'at tarihi ve prehistoire mutahassıslarına, samimi teklifte bulun... Devamı

18 02 2013

Türk'ün eski el sanatı

 Demircilik, Türklerin en eski el sanatlarındandır ve Türk ulusu nezdinde saygın bir yere sahiptir. Tarihten örnek vermek gerekirse, Göktürklerin atalarının da demirci olduğu, Ergenekon destanında demir dağının eritilip oradan yol alındığı ve o günün de kutsal sayıldığı anlatılır.  Bir inanışa göre demirciliği insanlığa Hz. Davut öğretmiştir. Bundan dolayıdır ki Hz. Davut demircilerin koruyucusu olarak bilinir. Demircilik, Orta Asya halkları arasında nasıl önemli bir meslekse Anadolu’da da müstesna ve tarihi bir yere sahiptir.  Demirin bulunması ve kullanılması toplumların yaşam şartlarını belli ölçülerde kolaylaştırmıştır. İnsanoğlu demiri bularak savunma ve avlanma amaçlı silah, ev eşyası vb. araç gereçler üretmiş, yaşam alanlarını sağlamlaştırarak kendilerini diğer toplumlardan ve doğanın yıkıcı etkilerinden daha iyi bir şekilde korumaya başlamıştır.   DEMİR KILIÇLARIN ZAFERİ  Demir kılıçların savaşlarda ne denli önemli olduğuna iyi bir örnek Hitit kralı III. Hattuşili ile Mısır Firavunu II. Ramses arasında geçtiği bilinen Kadeş Savaşı’dır. O dönemde Mısır askerlerinin kılıçları ve mızrak uçları dövme bakırdandı. Bu sebepten ötürü Mısırlıların demirden kılıç ve mızraklarla donatılmış Hitit askerleri karşısında yenildikleri anlatılır.  Demir, savaş sırasında savunma gereçleri süngü, mızrak, kılıç olarak; barış zamanında da ekim aletleri, saban, orak, yaba, kazma, kürek, keser, makas gibi el aletlerinin yanında inşaat sektörünün ve sanayinin vazgeçilmez malzemesi olmuştur. Pencere, kapı ve duvarlarımızı süsleyen ve koruyan demir parmaklıklar demirci ustalarının maharetli elleriyle bizlere sundukları sayısız işlerden sadece birkaçıdır.  DOĞU SANATI DEMİRCİLİK   D... Devamı

15 02 2013

coğrafyanın kılıçları

coğrafyanın kılıçları |  görsel 1

  Silahtar Dilimizde “kılıç” çelikten yapılmış, bir veya her iki kenarı keskin, çoğunlukla sivri uçlu, uzun silahların genel ismidir. Dünya literatüründe ise, Türkler tarafından geliştirilmiş, özgün bir biçime sahip belirli bir kılıç türüne “kılıç” denir. Sözkonusu isimlendirmenin yol açabileceği karışıklıkları önlemek için, ülkemizde uzmanlar bu özel kılıca “Türk kılıcı” diyorlar; diğer dillerde böyle bir gereklilik olmadığından, dünyada bu silah “kılıç” olarak biliniyor. Arkeolojik bulgularla desteklenen tarih bilgimiz bu özel biçimin Orta Asya kökenli olduğunu, en eski zamanlardan itibaren kendisiyle karşılaşan her kültürü etkileyerek, her yönde yayıldığını ortaya koyuyor. Prof. Dr. Bahaeddin Ögel’in konuyla ilgili çalışması, Ordos ve Baykal ötesi Hsiung-nu kültür çevresine ait arkeolojik buluntulardaki özgün bir namlu biçimini işaret ediyor. İlerleyen çağlarda, eski Göktürkler sahasının önemli bir ihraç ürünü olarak anılan “karaçori”, Gazneliler döneminin Farsça kaynaklarında “uzun ve eğri Türk kılıcı” olarak tanımlanıyor. Türkler tarafından yaygın ve etkin olarak kullanımı VIII. yüzyıla kadar inen tek dışbükey ağızlı namlu biçimi doğuda önce Çin’e (“dao”), sonraki çağlarda da Çin üzerinden Japonya’ya (“katana”) ulaşmış. Göçler ve akınlarla güneyde Hindistan’a (“talwar”), batıda İran (“şimşir”) ve Arap Yarımadası’na (“seyf”) ve nihayet Avrupa’ya (“sabre”) kadar yayılmış ve özellikle... Devamı

13 02 2013

Kapılar ve tokmaklar

Kapılar  ve tokmaklar |  görsel 1

  Kapılar  ve tokmaklar Kapılar ve tokmaklar zamana meydan okur gibi günümüze dek ayakta kalmayı başarmış, geçmişin zarif edası ve vazgeçilmez özenini taşıyan eski evlerin kapıları, hele de kapı tokmakları dikkatinizi çektimi hiç? Anadolu'nun mimari dokusu bölgelere göre çeşitli özellikler ve farklılıklar taşıyor. Bunlar arasında evleri, köşkleri, han, kervansaray ya da camileriyle öne çıkan turistlik merkezlerin sayısı da oldukça fazla. Mimari açıdan dikkat çeken yörelerimizi sıralayacak olursak, şu merkezler akla geliyor hemen: Safranbolu, Yörükköyü, Taraklı, Mudurnu, Göynük, Bursa, Cumalıkızık, Trilye, Mudanya, İnegöl, Afyon, Kütahya, Uşak, Kuşadası, Bergama Çeşme Ayvalık, Muğla, Ula, Şirince, Kınık, Bozcaada, Foça, Milas, Elmalı, Kaş, Antalya Kaleiçi, Ankara Kaleiçi, Mardin, Diyarbakır Silvan, Amasya, Kayseri, Bilecik Osmaneli, Sinop - Gerze... Tabii buna Karadeniz'in ahşap yapıları ile İstanbul'un köşkleri, yalıları ve eski evlerini de eklemeyi unutmamak lazım.  Bu yörelerdeki mimarinin en ilgi çekici unsurlarından biri, kuşkusuz eski evler... Zamana meydan okur gibi günümüze dek ayakta kalmayı başarmış; mimari uslubu, yapı malzemesi, çatısı, merdiveni ya da balkonuyla dimdik; geçmişin zarif edası ve vazgeçilmez özenini taşıyan eski evler...  Bu evlerin hemen hepsi, eskinin o ince zevkini günümüze taşıyan örneklerle dolu. Cumbası, dökme demir balkon korkulukları, pencere kafesleri, ahşap ya da kesme taş işçiliği... Bunlar arasında bir de hiç şüphe yok ki olağanüstü güzellikte kapılar ve bu kapılar kadar "özel" kapı tokmakları var.  Masum kadın yüzleri... Türk, Ermeni ya da Rum... Devamı